New York
Times Irak’ta tarafların seçim yasası konusunda hala
anlaşamamasını eleştiriyor. Gazete, yasadaki gecikmenin seçim 31 Ocak’tan önce
yapılması gereken seçimleri de riske soktuğunu belirtiyor:
“Amerikan askerlerinin belirlenen zamanda
geri çekilmesi ve geride egemen bir ülke bırakması için, Iraklı siyasetçilerin
de çaba harcaması gerekiyor. Saddam Hüseyin diktatörlüğünün ve iç savaşın
ardından Şiiler, Sünniler ve Kürtlerin sokaklarda değil de parlamentoda
mücadele vermeye başlaması olumlu bir gelişme. Ancak, ülkedeki durum hala çok
hassas ve şiddet yanlısı gruplar çabalarından vazgeçmiş değil. Bu nedenle seçim
yasasının ve siyasi reformların bir an önce kabul edilmesi gerekiyor. Obama
Şubat ayında Irak politikasını açıklarken, Amerika’nın
Iraklı liderler arasında adil ve kalıcı uzlaşmalar sağlanması için arabuluculuk
yapacağını söylemişti. Şimdi Irak kritik bir süreçten geçiyor ve bu süreçte
tarafsız bir arabulucudan daha çok adil bir uzlaşmaya ihtiyacı var.”
 |
Boston Globe gazetesi, Amerika’nın
Afganistan’da Karzai’ye destek sağlamaktan vazgeçmesini, yerine rakibi Abdullah
Abdullah’ın desteklenmesini istiyor:“Karzai,
Obama’dan ve Senatör John Kerry’den gelen baskılar sonunda ilk turda seçildiği
iddiasından vazgeçerek, seçimin ikinci turunun yapılmasını kabullenmek zorunda
kaldı. Ancak Afganistan’a yapılan bu siyasi bu müdahale yeterli görülmemelidir.
Amerika, Karzai’yi meşrulaştırmaya çalışmak yerine başka birini getirmeye
çalışmalıdır. Abdullah’ın açıkça desteklenmesi hoş karşılanmayabilir ve ters
tepebilir. Buna rağmen Amerika, Abdullah’ı desteklediği mesajını dolaylı olarak
verebilir. Taleban’a karşı verilen mücadelede Karzai hükümetiyle de uğraşmak
yerine Abdullah önderliğindeki bir hükümetle işbirliği yapmak Amerika açısından
bu mücadeleyi kolaylaştıracaktır.”
 |
New York Times Amerika’nın domuz
gribi aşısı konusunda sınıfta kaldığını belirtiyor. Gazete, yeterli sayıda aşı
üretilemediği ve dağıtımda ciddi sorunlar yaşandığı görüşünde: “Kongre, 11 Eylül saldırıları sonrasında
Amerika’yı salgın hastalıklara ve biyolojik saldırılara karşı hazırlıklı kılmak
amacıyla bir dizi yasayı kabul etti. Ancak 2005 yılındaki kuş gribi salgını, ne
kadar hazırlıksız olduğumuzu ortaya koydu. Şimdi domuz gribi hızla yayılıyor.
Ülkedeki hastaneler ve klinikler yetersiz kalıyor. Neyse ki hastalık korkulduğu
kadar öldürücü bir nitelik taşımıyor. Fakat eğer H1N1 virüsü mutasyon geçirerek
daha tehlikeli bir biçim alsaydı, altyapı yetersizliğinin ve önlem almadaki
eksikliklerin sonuçları çokdaha kötü
olabilirdi. Federal hükümet H1N1 konusunda çok şanslı. Ancak, konu halk sağlığı
olunca işi şansa bırakmak hiç de doğru bir yaklaşım değil.”
 |
Christian Science Monitor gazetesi devlet tarafından
kurtarılan şirketlerin yöneticilerine ödenen maaşların azaltılmasını siyasi
açıdan doğru buluyor. Ancak gazete bu kararın ekonomik sonuçları olacağını da
vurguluyor:“Artık bu
şirketlerin patronu olan hükümet, ödenecek ücretler konusunda da karar verme
hakkına sahiptir. Ancak, ücretlerin düşürülmesiyle bu şirketlerin daha sağlıklı
bir yapıya kavuşup kavuşamayacağı tartışmalı bir konudur. Hükümetin yapması
gereken şey, hissedarların şirket yönetimlerindeki yetkisini artırmak
olmalıdır. Böylece hissedarlar yöneticilerin seçilmesinde ve onlara ödenecek
ücretler konusunda söz sahibi olabilir. Son tahlilde, bu şirketlerin kara geçip
geçmemesi en çok hissedarları ilgilendirir. Bu nedenle hissedarlar hükümetin bu
sınavdan nasıl geçeceğini yakından izliyorlar.”