Washington Post Başkan Barack Obama'nın Merkez Bankası başkanı
Ben Bernanke'yi yeniden aday göstermesini destekliyor. Gazete, Bernanke'nin
krizle mücadelede başladığı işi bitirmesi gerektiğini yazıyor:"Bernanke'nin kriz yönetimi başarılı olsa
da bazı soru işaretlerine yol açtı. Bunlardan ilki Merkez Bankası'nın
demokratik bir sistemdeki konumuyla ilgili. Bernanke, yaklaşık bir trilyon
dolar harcadı. Bunu yaparken Kongre'nin kendisine verdiği olağanüstü yetkileri
kullandı. Ancak kriz geçtikten sonra bu yetkiler ne olacak? İkinci soru ise
Bernanke'nin piyasaya pompaladığı paranın miktarıyla ilgili. Bu para, büyümeye
zarar vermeden ve enflasyona yol açmadan nasıl geri çekilebilecek? Bütün
hayatını 1929 yılındaki ekonomik krizi incelemeye
adayan Bernanke, bu sorulara cevap bulma ve krizden çıkış stratejisini
belirleme hakkını da kazandı."
Christian Science Monitor ise
Senato'nun Bernanke'nin yeniden atanmasına onay verirken dikkatli davranması
gerektiğini savunuyor. Gazete özellikle Merkez Bankası'na verilen yetkilerin
denetimi üzerinde duruyor:
"Senato,
Bernanke'ye açık çek vermemelidir. Merkez Bankası'nın ekonomik kriz sonucu kazandığı büyük yetkiler
konusunda Bernanke'ye baskı yapılmalıdır. Hükümete bağlı bir kuruluş olması
beklenen Merkez Bankası, bugün artık dördüncü bir güç haline gelmiş durumda. En
önemlisi de, Bernanke'nin enflasyon
riskinden nasıl kaçınacağı kapsamlı biçimde sorgulanmalıdır. Amerikalılar,
Merkez Bankası Başkanı'nı sert mali dalgaların üzerinde gemisini ustaca
yüzdüren bir kaptan olarak görme eğilimindedir. Dolayısıyla hiç kimse geçmiş
hataları ve geleceğe ilişkin planları kapsamlı bir biçimde sorgulanmadan,
böylesine önemli bir göreve yeniden getirilmemelidir."
New York Times Obama'nın terör zanlılarına uygulanan sert
sorgu yöntemleri konusundaki tavrını olumlu ancak yetersiz buluyor. Gazete işkence
iddialarının üzerine daha kapsamlı biçimde gidilmesi çağrısında bulunuyor:
"CIA'in sorgulama yöntemleriyle ilgili
raporu, Bush'un yasadışı kararlarının daha kapsamlı biçimde soruşturulması
gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Obama'nın siyasi açıdan tatsızlık
yaratacak bir soruşturmadan kaçınma isteği anlaşılabilir bir şey. Ancak
Obama'nın seçim kampanyası sırasında hukukun üstünlüğünü sağlama konusunda
verdiği söz, bugün de önemini koruyor. Bunun için de sadece sorguları yapan
bireylerin soruşturulması yetmez. Bu kişilere emirlerin kim tarafından ve nasıl
verildiğini de ortaya çıkaracak cesur adımlar atılmalıdır. Bundan sonraki
başkanların Bush gibi kanunları çiğneme hakkını kendilerinde görmemeleri için,
yetkili konumdakilerin de yaptıklarının hesabını vermesi gerekir."
USA Today gazetesi, Adalet Bakanı Holder'in terör
zanlılarına işkence yapıldığı iddialarını soruşturmak için özel savcı atamasını
eleştiriyor. Gazete, bu soruşturmanın yarardan çok zarar getireceği görüşünde:
"11 Eylül sonrası oluşan atmosfer bazı
aşırı davranışlara neden oldu. Bu davranışlar hukukun üstünlüğü ilkesine ve
Amerika'nın dünya çapındaki imajına büyük zarar verdi. Ancak bu sorunlar artık
geride kaldı. Obama, işkence yöntemlerini yasakladı ve resmi soruşturma
açılması taleplerine direnerek doğru bir tavır takındı. Kötü muamelenin baş
sorumluları olan Bush ve yardımcısı Dick Cheney hakkında soruşturma başlatmak,
iki ayrı savaşla, durgunlukla ve bütçe açığıyla uğraşan bir ülke için gereksiz
bölünmelere neden olacaktır. Elbette bilinçli olarak yasaları çiğneyen görevliler
yargılanmalıdır. Ancak özel savcı Durham, soruşturmayı bir an önce ve
profesyonelce tamamlamalıdır."