New York
Times Başkan Obama’nın yeni Sudan politikasının Hartum
hükümetine yeni bir fırsat sunduğunu ancak Sudanlı yöneticilerin bu fırsatı hak
etmediğini yazıyor:“Obama yönetimi, Hartum hükümetine karşı daha dengeli bir yaklaşım izlemeyi planalıyor,.
Eğer Darfur ve Güney Sudan’da istikrar sağlanırsa, Sudan da ödüllendirilecek.
Eğer istikrar sağlanmazsa yaptırımlar daha da sertleştirilecek. Yaptırımların
aşamalı olarak kaldırılmasını da öngören yeni politika, ölçülebilir bir
gelişmeye bağlı olarak uygulanmalıdır. Ayrıca Obama, kötü senaryoya da hazırlıklı
olmalıdır. Bunun için de, kendi halkına uyguladığı baskıyı sürdürmesi
durumunda, Hartum’a yönelik baskıların artırılması için diğer ülkeleri ikna
etme çabasına girişmelidir.”
 |
Christian Science Monitor da, Obama’nın
yeni Sudan politikasının kararlı ancak esnek olduğunu ve başarısının Baştan’ın kişisel
diplomatik girişimlerine bağlı olduğunu öne sürüyor:“Obama, Darfur’da 300 bin kişinin
ölümünden sorumlu olan Sudanlı yöneticilerin yaptıklarının hesabını vermesi
gerektiğini vurguladı. Darfur ve Güney Sudan sorununu geçmişe sünger çekerek
çözmek daha kolay bir yol olurdu.. Ancak, Sudan’da kalıcı bir çözüm için,
şiddete maruz kalanların suçluların cezalandırılacağını görmesi gerekiyor.
Diğer yandan Darfur’daki mültecilere yardımın ulaştırılması ve Güney Sudan’ın
bağımsızlık referandumunun yapılabilmesi için, devlet başkanı Beşir’in
işbirliği de gerekiyor. Sudan sorununu çözmek hiç kolay olmayacak. Açıkladığı
strateji ile ilkelerini ve kararlılığını ortaya koyan Obama, nihayet bu soruna
hak ettiği ilgiyi göstermeye başladı.”
 |
Washington Post gazetesi ise İran’ın
zenginleştirilmiş uranyumuna karşılık bu ülkeye nükleer reaktör yakıtı
verilmesinin doğru olup olmadığını sorguluyor:“Washington uranyum anlaşmasını İran’ın
iyi niyetini ölçecek bir sınav olarak görüyor. Eğer İran bu yılsonuna kadar
elindeki zenginleştirilmiş uranyumu teslim ederse, Ayetullah Hamaney en azından
Batıyla gerginliği azaltmak istediğini göstermiş olacak. Eğer şu ana kadar
izlediği tavırda ısrarlı olur veya görüşmelerden çekilmeye kalkışırsa, Amerika
yeni yaptırımlar uygulanması için elini güçlendirmiş olacak. Böyle bir durumda
Rusya ve Çin önemli bir sınavdan geçecek. Sonuçta müzakerelerden bir sonuç
alınması da, Rusya ve Çin’in desteğinin sağlanması da zaman alacak. Obama
yönetimi, uranyum anlaşmasıyla zaman kazanmış oldu.”
 |
Boston Globe, Obama yönetiminden,
Afganistan konusunda acele etmemesini,
önce seçim sonuçlarının netleştirilmesi gerektiğini vurguluyor:“Afgan halkının büyük bir çoğunluğu,
Karzai’nin çevresinin, Amerika’nın onayıyla ülkeyi soyduğunu düşünüyor.
Afganistan’ın yeniden Taleban’ın eline geçmesini önlemek için Obama yönetimi
Kabil’de dürüst ve halka hesap veren bir yönetim kurulmasını istemelidir. Obama
daha sonra 40 bin Amerikan askerinin
daha hayatını tehlikeye atıp atmama konusunda bir karar verebilir. Obama haklı
olarak, doğru bir karar alabilmek için sağlıklı biçimde bilgilenmek istiyor.
Seçim krizinin sona ermesi için birkaç hafta daha beklemek, Obama’ya hiçbir şey
kaybettirmez.”