Christian Science Monitor Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan doğalgaz
krizinin Nabucco hattı projesini yeniden canlandırdığını yazıyor. Yigal
Schleifer imzalı haberde, projenin önündeki engeller vurgulanıyor:
“Şu
ana kadar sadece Azerbaycan, Nabucco hattına doğalgaz vermeyi taahhüt
etti, ancak Bakü’nün sağlayacağı gaz miktarı çok yetersiz. Türkmenistan
ve İran gibi diğer ülkeler ise lojistik veya siyasi sorunlarla karşı
karşıya. Transit bir ülke olarak Türkiye’nin projedeki rolü büyük önem
taşıyor fakat Türkiye’nin Nabucco’yu Avrupa Birliği üyeliği konusunda
bir koz olarak kullanma tehdidi de mevcut. Ayrıca, kendi doğalgazının
Avrupa’ya Karadeniz altından ve Bulgaristan üzerinden taşınmasını
savunan Rusya da, Nabucco’yu engellemeye kalkışabilir.”
Washington
Post Irak’ta Cumartesi günü yapılacak seçimleri istikrarın sağlanması
yönünde önemli bir adım olarak görüyor. Gazete, seçim kampanyasının
olaysız geçmesinin Irak’ta sağlanan gelişmeyi yansıttığı görüşünde:
“2005
yılındaki seçimlerde, seçmenler mezhepleri doğrultusunda oy vermiş ve
Sünnilerin büyük bir kısmı seçimi boykot etmişti. Bu seçimde ise Sünni
partiler aktif bir kampanya yürütüyor. Dini temelli partiler hala
önemlerini korusa da, belli başlı Şii ve Sünni partiler arasında yoğun
bir rekabet yaşanıyor. Bu da yerel yönetimlerde Sünnilerin daha fazla
temsil edileceği, seçilen liderlerin arkasındaki halk desteğinin daha
yüksek olacağı ve daha laik bir yapılanma oluşacağı anlamına geliyor.
Eskiden güçsüz bir lider olarak görülen başbakan Maliki’nin de giderek
güç kazandığı görülüyor. Laik bir milliyetçiliği savunan Maliki’nin
seçimden güçlenerek çıkması da Irak’ın İran’dan bağımsızlaşması ve El
Kaide ile savaşta Amerika ile ittifakı sürdürmesi anlamına gelecektir.”
Los
Angeles Times Obama’nın kürtajı destekleyen yabancı kuruluşlara yardım
yasağını kaldırmasına destek veriyor. Gazete, sağlık hizmetlerinin
ideolojik yaklaşımlara kurban edilmemesi gerektiğini savunuyor.
“Önce
Ronald Reagan bu yasağı koydu. Ardından Bill Clinton kaldırdı. Daha
sonra George Bush tekrar yasakladı ve şimdi Obama yasağı bir kez daha
kaldırıyor. Obama kürtaj yapan ya da yapılmasını savunan yabancı
kuruluşlara yönelik yardım yasağını kaldırmakla doğru bir iş yapıyor.
Kadınların sağlığı pahasına kürtaj yasağını savunmak, başta Afrika
olmak üzere yoksul bölgelerdeki kadınların yaşama koşullarını göz ardı
etmektir. Güvenilir ve yasal kürtaja ulaşım, her kadının hakkıdır.
Ayrıca doğum kontrol yöntemlerinin etkin uygulandığı yerlerde, kürtaj
oranı da düşmektedir. Şimdi Kongre, bu küresel sağlık sorununu,
ideolojik yaklaşımların üstüne çıkaracak gerekli yasal düzenlemeyi
yapmalıdır.”
New York Times ise Obama’nın California eyaletine,
çevre konusunda kendi yasalarını belirleme hakkını vermeye
hazırlandığını hatırlatıyor. Gazete, Obama’nın küresel ısınma
konusundaki bu yaklaşımına destek veriyor.
“California’nın bu izni
almasının ardından 13 eyalet ve belki de daha fazlası benzer bir
kuralları kabul edecek. Bu da otomobil üreticilerini daha kısa bir
zamanda yakıt verimliliği yüksek modeller üretmeye zorlayacak. Ancak
California konusundaki kararı önemli kılan tek nokta bu değil. Daha da
önemli olan şey, Obama’nın sera etkisi yapan gaz emisyonunu azaltma
konusundaki kararlılığı. Bush döneminde bu konuda sekiz yıl boyunca
hiçbir adım atılmadığı göz önüne alındığında Obama’nın iyi bir
başlangıç yaptığı söylenebilir.”




